3 gün 4 gece
Özel Tur
46 kişi
Türkçe

🌲 Tarihin İzinde ve Yeşilin Kalbinde Gece boyu süren keyifli yolculuğumuzun ardından, sabahın ilk ışıklarıyla Karadeniz’in incisi Trabzon’a merhaba diyoruz.
🏛️ Sabah: Trabzon’da Tarih ve Zanaat 08:00 | Ayasofya’da Zaman Yolculuğu: Güne, 13. yüzyıldan günümüze süzülüp gelen, Kommenos Devleti’nin mimari mirası Ayasofya ile başlıyoruz. Cami ve müze olarak tarihe tanıklık eden bu büyüleyici yapıda rehberimizin anlatımlarıyla geçmişe yolculuk yapıyoruz. Gümüşün Sanata Dönüşü: Trabzon’un sabır ve incelik isteyen telkâri sanatını atölyesinde ziyaret ediyoruz. Ustaların elinden çıkan gümüş işlemeleri görüp, hatıralık alışverişlerimizi yapıyoruz. Atatürk Köşkü: Çam ormanları içinde yükselen ve zarif mimarisiyle büyüleyen Atatürk Köşkü’nü ziyaret ederek hem tarihi yad ediyor hem de köşkün bahçesinde eşsiz fotoğraflar çekiyoruz.
🍴 Öğle ve Öğleden Sonra: Lezzet ve El Sanatları Öğle Yemeği: Trabzon’un yöresel lezzetleriyle enerji topluyoruz. Sürmene Çay Serüveni: Çay fabrikasında, en taze yaprakların soframıza geliş hikayesini gıda mühendislerinden dinliyoruz. Mis kokulu Karadeniz çayımızı yudumladıktan sonra dileyen misafirlerimiz için alışveriş molası veriyoruz. Sürmene Bıçağı Atölyesi: Çeliğin ateşle buluştuğu Sürmene bıçakçısında, bu meşhur zanaatın inceliklerini ustasından öğreniyoruz.
🍃 Akşamüstü: Çeceva’nın Büyülü Bahçeleri Haremtepe (Çeceva) Çay Bahçeleri: Günün en özel anlarından biri için rotamızı Çayeli’ne çeviriyoruz. Özel minibüslerle ulaştığımız, Kenan Amca ve Fatma Teyze’nin emekleriyle nakış gibi işlenmiş Çeceva Gizli Çay Bahçeleri’ne gidiyoruz. Türkiye’nin en estetik doğa manzaralarından birinde, çay sıraları arasında özgürce fotoğraf çekip Karadeniz’in huzurunu içimize çekiyoruz.
🏨 Akşam: Ardeşen’de Dinlenme Günün Sonu: Dolu dolu geçen ilk günümüzü tamamlayarak Ardeşen’deki otelimize hareket ediyoruz. Odalarımıza yerleşip akşam yemeğinin ardından Karadeniz’in serin akşamında yorgunluk atıyoruz.

Güne otelimizde alacağımız enerjik bir kahvaltıyla başlıyor, pasaportsuz/kimlikle geçiş imkanını kullanarak komşu ülke Gürcistan’a doğru yola çıkıyoruz.
Sarp Sınır Kapısı: Çıkış işlemlerimizi tamamlayıp Gürcistan’a adım atıyoruz.
Tarihi Gonio Kalesi: Roma döneminden kalma, Osmanlı izlerini taşıyan bu kale bizi panoramik bir selamla karşılıyor.
Çoruh Nehri & Şehir Merkezi: Bayburt’tan doğup denize kavuşan Çoruh Nehri eşliğinde Batum’a varıyoruz.
Şehir Turu: * Meydanlar ve Heykeller: Avrupa Meydanı, Medea Heykeli, Poseidon Anıtı ve hüzünlü hikayesiyle meşhur Ali ve Nino Heykeli.
Mimari Yapılar: Alfabe Kulesi, İzmir Saat Kulesi (Chacha), Aziz Nikolas Kilisesi ve tarihi Orta Camii.
Şehrin modern yüzü ile klasik dokusunu bir arada görüp serbest zamanın tadını çıkarıyoruz.
Sınır kapısından tekrar Türkiye’ye giriş yaparak, rotamızı Karadeniz’in en hırçın ve yeşil vadisi olan Fırtına Vadisi’ne çeviriyoruz.
Çat Vadisi & Çinçiva Köprüsü: Dizi ve filmlere doğal plato olan Çinçiva (Şenyuva) köyünde duruyoruz. Bölgenin en büyük kemerli taş köprüsünde fotoğraf molası verip, köy kahvesinde Karadeniz havasını soluyoruz.
Zilkale: Kartal Yuvası: Kaçkar Dağları Milli Parkı içinde, ormanın derinliklerinde bir masal şatosunu andıran Zilkale’ye çıkıyoruz. Dere yatağından 100 metre yükseklikteki bu tarihi kalede kendinizi bulutların üzerinde hissedeceksiniz.
Palovit Şelalesi: Kaçkarların eriyen kar sularıyla beslenen, 30 metre yükseklikten büyük bir gürültü ve coşkuyla dökülen şelalede doğanın gücüne şahitlik ediyoruz.
Dönüş ve Konaklama: Çay ve kivi bahçeleri arasından süzülerek günün yorgunluğunu atmak üzere otelimize geçiyoruz. Akşam yemeğimizin ardından Karadeniz’in huzurlu sessizliğinde dinlenmeye çekiliyoruz.
Gümrük Geçişi: Batum geçişi için yeni tip çipli kimlik kartınızın yanınızda ve yıpranmamış olması gerektiğini unutmayın.
Islanmaya Hazır Olun: Palovit Şelalesi o kadar coşkuludur ki yanına yaklaştığınızda üzerinize su zerrecikleri sıçrayabilir; telefonunuzu korumaya alın!
Döviz: Batum'da küçük alışverişler için bir miktar Gürcistan Larisi (GEL) alabilir ya da kredi kartı kullanabilirsiniz, ancak Türk Lirası da birçok yerde geçerlidir.

Sabah otelimizde yapacağımız iştah açıcı Karadeniz kahvaltısının ardından, rotamızı bölgenin en popüler duraklarına çeviriyoruz.
Ayder Yaylası: Güne, Gelin Tülü Şelalesi’nin sesi ve çam ormanlarının kokusu eşliğinde Ayder’de başlıyoruz.
Serbest Zaman: Yaylada yapacağımız keyifli yürüyüşün ardından, taze yayla havasını solumak, yöresel ürünleri incelemek veya meşhur Ayder evlerini fotoğraflamak için serbest zaman veriyoruz.
Ayder’deki huzur dolu anların ardından, vadiler arasından süzülerek Karadeniz’in sembolü Uzungöl’e ulaşıyoruz. Burada bizi iki seçenek bekliyor:
Zirve Tutkunları İçin (Karester Yaylası): Dileyen misafirlerimizle minibüslerimize binip 2000 rakımlı Karester Yaylası’na tırmanıyoruz. Yol boyunca seyir teraslarında durarak Uzungöl’ü bir tablo gibi yukarıdan izliyoruz. Zirveye ulaştığımızda rengarenk çiçekler arasında yürüyor ve bulut denizine karşı çaylarımızı yudumluyoruz.
Göl Kıyısı Müdavimleri İçin: Karester turuna katılmak istemeyen misafirlerimizle Uzungöl’ün kıyısında serbest zaman geçiriyoruz. Göl etrafında yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir veya göl manzaralı kafelerde dinlenebilirsiniz.
Günün Finali: İster zirvede ister göl kıyısında olsun, herkesin hafızasına kazınacak muhteşem karelerle günümüzü noktalıyoruz.
Dönüş: Akşam yemeği ve konaklama için aracımızdaki yerimizi alarak otelimize hareket ediyoruz.

Güne otelimizdeki son Karadeniz kahvaltısıyla veda ediyor, rotamızı tarihin ve doğanın mühendislikle buluştuğu o eşsiz noktaya çeviriyoruz.
Altındere Milli Parkı: Maçka’ya ulaştığımızda bizi karşılayan Altındere Milli Parkı, yeşilin binbir tonuyla adeta bir görsel şölen sunuyor.
Sümela’nın İhtişamı: Karadağ’ın dik yamaçlarına, deniz seviyesinden 1250 metre yüksekliğe adeta bir nakış gibi işlenmiş olan Sümela Manastırı’na çıkıyoruz. Kayalara oyulmuş bu mimari mucizenin hikayesini rehberimizden dinlerken büyülenmemek elde değil.
Doğa ve Huzur: Rehber anlatımı sonrası verilen serbest zamanda; dere kenarında doğa yürüyüşü yapabilir, bölgenin taze havasında çayınızı yudumlarken bu devasa yapının manzarasını seyredebilirsiniz.
Teleferik Keyfi: Karadeniz sahil şeridini takip ederek Ordu’ya varıyoruz. Şehrin sembolü olan Boztepe’ye, masmavi deniz ile yeşil şehri ayaklarımızın altına seren teleferik yolculuğu ile çıkıyoruz.
Zirvede Veda Molası: "Boztepe’ye çıkmalı, şu Ordu’ya bakmalı" diyerek; panoramik manzara eşliğinde son Karadeniz çaylarımızı içiyoruz. Fotoğraf çekimi, bol oksijenli bir yürüyüş ve sevdiklerimize hatıralık alışverişler için serbest zaman kullanıyoruz.
Yola Çıkış: Boztepe’deki keyifli anlarımızın ardından, içimizde Karadeniz’in huzuru ve heybemizde unutulmaz anılarla Ankara’ya doğru yola koyuluyoruz.
Işık Tur Vedası: Keyifli bir yolculuk ve gerekli molaların ardından Ankara’ya ulaşıyoruz. Sizlerle bir başka Işık Tur organizasyonunda, yeni rotalarda yeniden buluşmak üzere vedalaşıyoruz.
Yorum bırakın